AKIL, BİLİM, MANTIK,VE TEKNOLOJİYE DAYALI BİR DEVLET YÖNETİMİ
Abdullah Çağrı ELGÜN; 09.02.2026, Pazartesi
Devlet yönetimi, tarih boyunca
farklı ideolojiler ve çıkarlar doğrultusunda şekillenmiştir.
Çağımızda, akla, mantığa, bilime ve
teknolojiye dayalı bir yönetim anlayışı hem bireysel özgürlükleri hem de
toplumsal barışı garanti altına alabilecek en güçlü modeldir.
Bu makale, insanların barış ve
mutluluk içinde yaşadığı; kimsenin, kimseye müdahalesinin olmadığı, insanların
birbirlerinin dinine, ırkına, rengine, cinsiyetine; nasıl inanıp inanmadığına, hiçbir
şekilde karışmadığı, baskı kurmadığı, mobbik uygulamadığı, tebliğ ve telkin
yapmadığı ve hiçbir gerekçe ile karışmadığı; savaşsız, adaletli ve bilimsel
temellere dayalı, bir devlet yönetimini incelemektedir.
1. Hak, Hukuk ve
Adalet
Devletin temelinde
hukukun üstünlüğü yer almalıdır. Bütün insanlar kanun önünde eşit olmalı,
hiçbir ayrıcalık tanınmamalıdır. Rawls’un Bir Adalet Teorisi’nde
belirttiği gibi: “Adalet, toplumun ilk erdemidir” [3].
Bu ilke, eşitlik ve
özgürlüklerin güvence altına alınmasını sağlar.
2. Akıl ve Mantık
Temelli Yönetim
Karl Popper’ın: “Açık
Toplum ve Düşmanları” ’nda vurguladığı gibi, yönetim dogmalardan uzak
durmalı ve eleştiriye açık olmalıdır [1]. Kararlar rasyonel temellere
dayanmalı, ideolojik, dinî, siyasal olmayan ilmî verilere, sağlam belgelere, bilimsel
verilere, delillere dayanan realiteye göre alınmalıdır.
3. Bilim ve
Teknolojinin Rolü
Habermas’ın
İletişimsel Eylem Kuramı’ nda belirttiği gibi, rasyonel tartışma toplumsal
kararların en adil biçimde alınmasını sağlar [2]. Bugünkü kararlar gibi TBMM ve
diğer Meclislerin oturumunda görülen: “Senin adamın, benim adamım”
çıkarcılığında değil bütün halkın iyiliği, refahı, sağlığı, sağlamlığı,
modernizasyonu ve menfaatine yarayan: Teknoloji, eğitimden sağlığa, ekonomiden,
çevreye kadar her alanda verimliliği artıran kararların: “Oy Çokluğu” ile
değil, “Oy Birliği” ile alındığı hummalı oturumlarda alınan kararlar ile
olmalıdır…
4.
Denetlenebilirlik ve Yaptırımlar:
Devletin şeffaflığı
yalnızca kararların halka açık olmasıyla sınırlı kalmamalıdır. Denetim
mekanizmaları bağımsız kurumlar tarafından yürütülmeli ve usulsüzlük yapan kamu
görevlilerine ağır yaptırımlar uygulanmalıdır:
Görevden
azledilebilme…
Bir
daha hiçbir şekilde Kamu Görevine dönememe, Kamu Görevinden men…
Kişinin
bugüne kadar edinmiş olduğu Mal Varlığına el koyma
Yargı
önünde hesap verme
Bu
yaptırımlar, halkın güvenini korumak için zorunludur.
5.
Ücretsiz Kamu Hizmetleri
Bilimsel
demokrasi anlayışında, halkın temel ihtiyaçları devlet tarafından ücretsiz
karşılanmalıdır:
Ulaşım:
Yollar, tüneller, köprüler, otobanlar ücretsiz olmalıdır.
Sağlık:
Yataklı tedaviler dahil hiçbir hizmetten ücret alınmamalıdır.
Yurt
Dışı Tedavi: Gerektiğinde doktor, hemşire ve refakatçi eşliğinde yurt dışı
tedavi masrafları devlet tarafından karşılanmalıdır.
Eğitim:
Tüm eğitim kademeleri ücretsiz ve bilimsel temele dayalı olmalıdır.
Enerji
ve Su: Elektrik, gaz ve su gibi temel ihtiyaçlar ücretsiz sağlanmalıdır.
WHO’nun
“Universal Health Coverage” raporunda belirtildiği gibi, sağlık hizmetlerinin
ücretsiz olması toplumun refahını doğrudan artırır [5].
Aşırı
vergilerin kaldırılarak sade belli kullanımlara, mal ve ticaret varlığına,
gelir çokluğu veya azlığına göre düzenlenecek vergiler ile her türdeki
vatandaşta ailiyet sağlanacaktır.
Çalışan
Hakları ve Tatil Garantisi
Devlet
çalışanları için tatil hakkı anayasal güvenceye alınmalıdır.
Bedava
tatil İmkânının sunulması.
Serbestiyet
içinde Yurt İçi ve Yurt Dışında Tatil yerini tercih hakkı
Tatil
masrafların devlet tarafından karşılanması
Bu
uygulama, toplumda adaletin sağlanmasına katkı sunar.
Emanet
Bilinci ve Kaynakların Korunması
Devlet
yönetiminde en kritik ilke, emanet şuurudur. Halkın malı, doğal kaynaklar, kamu
kurumları ve devletin imkânları yöneticilerin kişisel çıkarı için değil,
gelecek nesillerin refahı için korunmalıdır.
Kamu
malları özelleştirme adı altında yok pahasına satılmamalıdır.
Devletin
imkânları bugünün değil, yarının çocuklarının hakkıdır.
Enerji, su, toprak ve doğal kaynaklar bilimsel planlamayla korunmalı, israf önlenmelidir.
Sonuç
Akla, mantığa, bilime
ve teknolojiye dayalı bir devlet yönetimi, yalnızca bugünün değil, gelecek
kuşakların da barış ve mutluluk içinde yaşamasını garanti eder. Bu sistemin
hayata geçmesi için:
1. Hak, hukuk ve adaletin üstünlüğü sağlanmalı,
bütün insanlar kanun önünde eşit olmalıdır.
2. Bağımsız denetim ve yaptırım mekanizmaları
kurulmalı, usulsüzlük yapan kamu görevlileri ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
3. Ücretsiz kamu hizmetleri (ulaşım, sağlık,
eğitim, enerji, su) garanti altına alınmalıdır.
4. Çalışanlara tatil hakkı anayasal güvenceye
alınmalı, masraflar devletçe karşılanmalıdır.
5. Sağlık ve eğitim garantisi doğumdan ölüme kadar
ücretsiz sağlanmalı, gerekirse yurt dışı tedavi imkânı sunulmalıdır.
6.Kadınlara doğumdan
önce Dört ay, Doğum Sonrası iki yıl ücretli izin hakkı verilerek gelecek
nesillerin sağlıklı ve sağlam bedenli, sağlam ruh dengesine sahip olarak
yetişmeleri sağlanacaktır.
7.Halkın Yenidoğan
Bebekleri için çok titiz bir koruma, beslenme, sağlık ve sağlığın garanti
edilebilirliği sağlanacak. Bu konuda ihmali görülenler, çocuk çeteciliği,
Çocuğa şiddet…vb. en ağır şekilde cezalandırılarak bir daha bu suça hiç
kimsenin kolay kolay cesaret etmelerinin önüne geçilecektir.
8 Barış Anayasası ile savaş devlet politikası
olmaktan çıkarılmalıdır.
9.Emanet bilinci ile
devletin malı ve imkânları gelecek kuşaklara aktarılmalı, satılıp savulmasına
izin verilmemelidir.
10.Böyle bir yönetimde insanlar barış ve mutluluk içinde yaşar; tek şikâyetleri hayatın doğal akışı olan ölümlerden ibaret kalır. Devletin kaynakları ise torunlarımızın emaneti olarak korunur.
KAYNAKÇA
1.
“Ben
de Yazdım” Millî Mücadeleye Giriş 8 Cilt Takım Celal Bayar'ın Anıları
2.
Popper,
Karl. Açık Toplum ve Düşmanları. Çev. Mete Tunçay. İstanbul: Remzi Kitabevi,
1989. (İlk baskı: London: Routledge, 1945).
3.
Cumhuriyet'in
100 Günü – İnkılabın Ayak Sesleri – Emrah Safa Gürkan
4.
Habermas,
Jürgen. İletişimsel Eylem Kuramı. Çev. Mustafa Tüzel. İstanbul: Kabalcı
Yayınevi, 2001. (Orijinal: Theorie des kommunikativen Handelns, Frankfurt:
Suhrkamp Verlag, 1981).
5.
Cumhuriyet'in
İlk Yüzyılı – İlber Ortaylı – İsmail Küçükkaya.
6.
Rawls,
John. Bir Adalet Teorisi. Çev. Sezai Ozan Zeybek. Ankara: Phoenix Yayınevi,
2010. (Orijinal: A Theory of Justice, Cambridge, MA: Harvard University Press,
1971).
7.
1922:
Ateşten Gömlek - Halide Edib Adıvar.
8.
UNESCO.
Culture of Peace: Declaration and Programme of Action. Paris: UNESCO
Publishing, 1999.
9.
World
Health Organization (WHO). Universal Health Coverage and Primary Health Care.
Geneva: WHO Press, 2019.
10. OECD. Science, Technology and
Innovation Outlook 2023. Paris: OECD Publishing, 2023.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder