BİRLEŞİK
TÜRK DEVLETLERİ
Abdullah Çağrı ELGÜN; 03.03.2026, Salı
Bu makale; bağımsız Türk Cumhuriyetlerinin ve gönüllülük esasına dayalı
olarak katılabilecek Türk topluluklarının, tarihsel hatalardan ders çıkararak,
tek bayrak, tek anayasa ve Türk Vatanlarının bütünlüğü esasına dayanan Birleşik
Türk Devletleri (BTD) çatısı altında nasıl birleşebileceğini ortaya koymak
için gerekli fikirleri öne sürmektedir. Çalışma: Dil, alfabe, kimlik,
bayrak, egemenlik… Yasama–Yürütme–Danışma: Kurumları ve karar alma
mekanizmalarını, bütün olarak ele almaktadır. Bu çalışma: Geçmişte başarısız
olan modelleri analiz ederek, en etkin ve derhal hayata geçirilebilir çözümü
delilleriyle ilgililere sunmağa çalışmaktadır.
TEBLİĞ!
Bütün Dünyaya İlanımızdır!
Biz, Türk Vatanının farklı coğrafyalarında yaşayan Türk halkları; ortak tarihimiz, ortak kaderimiz, farklılıklarımız içindeki birlik irademizle; hiçbir halkı dışlamadan, hiçbir devleti zorlamadan, hiçbir kültürü yok saymadan; tek bayrak, ortak anayasa ve hukuk devleti temelinde: Birleşik Türk Devletleri’ni kuruyoruz. Bu Anayasa; fetih değil rıza, dayatma değil istişare, tekçilik değil adalet esasına dayanır. Birleşik Türk Devletleri: İnsan onuruna saygı, insanın mutluluğuna odaklı, insanı ve bütün insanlığı: “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesiyle kucaklar, bağrına basar ve mağdurları korur, ezilmiş halklara, insanlara ve insanlığa kalkan olur.
Birleşik Türk Devletleri: (Adıyla
sunulmuş, aşağıdaki geçmiş tarihli yazımız.)
“KARARLILIK ve BİRLEŞİK AVRASYA; Abdullah Çağrı ELGÜN; 23 Temmuz
2009 Perşembe
(https://cagrielgun.blogspot.com/search?q=Birle%C5%9Fik+T%C3%BCrkiye)
Doğuda: Türkiye, Kıbrıs, Azerbaycan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan; Batıda: Romanya, Arnavutluk, Yugoslavya, Sırbistan, Saray Bosna, Bulgaristan derhal ve en kısa sürede ve en kısa yoldan birleşmelidir. Bu birliğe katılmak isteyenlere de kayıtsız şartsız imkân tanınmalıdır; ancak her şeye rağmen ortak tarihi ve kültürel değerlerin, birlik konusunda büyük avantajlar sunduğu unutulmamalıdır. Yeryüzündeki gelişmelere paralel olarak siyasî ve ekonomik menfaatler bölge ülkelerini “Türkistan Birliği” ni oluşturmaya zorlamaktadır.
Bizim böyle
bir birlikteliğimizden korkuya kapılanlar, kıskananlar ve bu coğrafyada bazı
hesapları bulunan kişi ve devletlerin olması kaçınılmazdır. Bu kişi ve
devletler için Kuran’da geçen ve Müslüman Türk’ün inanç kaynağı olan aşağıdaki
ayet, bunların bizim düşüncelerimizi açık ve net olarak anlamalarını
sağlayacağına inanıyorum.
Bakara Suresi 136. Ayette :
“… Biz Allah’a ve bize indirilen Kuran’a,
İbrahim ve İsmail ve İshak ve Yakup ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya,
İsa’ya verilenlere ve bütün Peygamberlere Rableri tarafından verilen kitaplara
iman ettik. Onların hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz; ancak Allah’a
boyun eğen Müslimleriz.” Ayeti gereği bütün peygamberleri sever ve aynı
ölçüde onlara saygı duyarız. Böyle büyük bir dinin ve tefekkürün sahipleri de
şüphesiz bu din gibi sağlam, sağlıklı ve büyük millettir. Bunun
için: “Dünya bir Türk’e dar” diyen atalarımız gibi, dünyanın
efendiliğini üstlenebilecek tek devlet Türkiye, tek din Müslümanlıktır. Yer
küresi üzerinde yaşayan her canlı huzur ve sükûnete, Müslüman Türklüğün, adalet
ve hoşgörüsüyle kavuşabilir. Bunun için de AVRASYA BİRLİĞİNE, BİRLEŞİK TÜRKİYE
’ye (Türkistan), emin adımlarla ve cesaretle, en kısa sürede en kısa yoldan
gitmek gereklidir. Bugün olmasa bile birkaç yıl sonra bunu
gerçekleştirecek devlet adamları mutlaka çıkacaktır.”
Dün böyle demişiz; fakat bugün
aradan sözlerimizin üzerinden geçen, on yedi (17) yılda, bir yiğit çıkıp da Kardeş
Türk Cumhuriyetlerini ve Kıbrıs’ı birleştirememiştir. Bugün ise: Yılmadan,
yorulmadan, üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, aynı şevk aynı azim aynı
kararlılıkla ve aynı heyecan içinde bu Ülkü’yü gerçekleştirme çabası
içerisindeyiz. Vatan şairi Namık Kemal’in dediği gibi:
“Ölürsem, görmeden millette ümit
ettiğim feyzi,
Yazılsın seng i kabrime: ‘Vatan mahsun ben mahsun!..’ ”
Türk Dünyası Birleşmelidir!
Türk dünyası birleşemez değildir! Yanlış yöntemlerle birleşmeye çalıştığı
için bugün, tam otuz altı (36) yıldır (1990-2026) bu umut çıkmazı içinde
debelenip durmaktadır. Bugün hiç
olmazsa SSCB’den bağımsız kalmış Rusça konuşan Türk Cumhuriyetleri birleşmeliydi…
Bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, kendi aralarında dahi birleşmek şöyle dursun
Türkiye ile de kucaklaşamamış, birleşmekte geri çok çok kalmışlardır. Bu
hiçbir vakit kabul edilemez, affedilemez bir durumdur.
Biz bu vatanı torunlarımızdan emanet aldık. Bu egomuzla, makam ve mevki
hırsımız, ihtirasa varan narsizim, ego ile, birleşmeleri engelleme
beceriksizliğimizle, torunlarımıza ihanet içerisindeyiz… Bu çok manidar ve
içler acısı bir durumdur!.. SSCB ‘den aynı zamanda kopan Doğu Almanya
ile Batı Almanya derhal Berlin Duvarlarını yıkarak
kucaklaşmışlardır. Dünyaya nizam vermiş, her ilklerin, buluşun, medeniyet,
uygarlığın sahibi Türk Milleti, Akraba topluluklar olarak, Almanlar kadar
olamadık… Yazık bize!..
Burada problem: Dış güçlerin etkisi değildir. Asıl takıntı olduğumuz konu ferdiyetçiliktir.
Liderlerin egosudur. Dil, din, mezhep ve “Merkez” olma dayatmasıdır.
Peki çözüm nedir diye sorulacak olursa, onu da kısa kısa açıklayalım: Bu
devletlerin tek ve müşterek bir bayrakları olacaktır. Yukarıda bu bayrağın
resmini öneriyorum. (Tek Bayrak) Herkesçe kabul edilebilir bir “ADALET
İLKEMİZ” Ortak Anayasamız olacaktır. (Ortak Anayasa)
Herkesçe kabul edilebilir, eşit Kurumsal Yapı bir yapının tez
vakitte kurulması… Rıza ve herkesin uyacağı Hukuk Sistemi. İşleyen
ve kurumları tam oturmuş bir Devlet Mekanizması.
Geçmişte Yapılan Tarihsel Hatalar:
1. Tek merkezli imparatorluk hayali
2. “Asıl Türkçe” iddiası
3. Kurultayın sembole indirgenmesi
4.Ekonomi- Sanayi-Teknoloji, Siber Güvenlik, yerinde
ideoloji
5. Ağabey–küçük kardeş anlayışı
Zeki Velidi TOGAN’ın uyarısı nettir:
“Türk Birliği,
hamasetle değil, ilim ve iktisatla kurulur.”¹
Bu hatalar tekrar edilirse tek bayrak bile birliği kurtaramaz.
Dil, Alfabe ve Kimlik Politikası:
Dilin Sırası (Uygulanabilir Model)
1. Her toplum: Şimdilik Geçiş İçin Kendi Türkçesi
2. Ortak alan : Yaşayan Ortak Türkçe (Tek
Dil, Tek Sözlük Kullanılacaktır.)
3. Teknik alan Öncelik Sırasıyla: Çince, İngilizce,
Rusça, Arapça,
Fiilen İstanbul
Türkçesi
Üstünlük
değil, köprü
İstanbul
Türkçesi şunlardan vazgeçer:
“En doğru dil”
iddiası
Şiveleri
küçümseme (Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmence)
Alfabe
tekçiliği (Tek Alfabe)
Dil birliktir,
silme aracı değildir.
Tek Bayrak ve
Türk Vatanı İlkesi:
Tek Bayrak
(Anayasal İlke)
Tek bayrak:
Birliğin
egemenlik sembolüdür
Uluslararası
tek temsildir. Bütün bunlarla birlikte:
Yerel
bayraklar yasaklanmaz, istenirse devam eder, ancak egemenlik bayrağı tektir.
Kültürel
semboller korunacaktır.
Tek bayrak
ifadesi: Tek irade tek kültür demektir.
Türk Vatanı: Birleşen
devletlerin mevcut egemen topraklarının toplamıdır. Bu topraklar zorlama
ile genişletilemez. Referandum olmaksızın değiştirilemez!.. Bu tanım, uluslararası
hukuk ile de tam uyumludur.
1 Yasama
Her devletten
eşit temsil edilmesi
Anayasa,
savunma, dış politikası
Türk Halkları
Millet Meclisi
Nüfusa göre
seçim
Ekonomi,
eğitim, kültür
Halk ve devlet dengesi sağlanması.
2 Yürütme
Cumhurbaşkanı
Tek bayrağın
ve birliğin temsilcisi
Tek dönem
Başbakan
Meclis içinden
İcra yetkisi
Bakanlar Kurulu
Dönüşümlü
temsil
Ortak politika üretimi
3 Yargı:
Adil yargılama,
Gecikmesiz
adalet
4 Danışma ve Denge:
Kurmaylar Meclisi (Birleşen Devletlerin Mevcut Cumhurbaşkanları ve
Başbakanlarının Birlikteliği ile oluşacaktır)
Kurmaylar Meclisi Başkanını, “Belli Kıstaslar ölçüsü içinde (Liyakat,
kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha
çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha
deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) kendi içinden Kurmaylar
Meclisi seçer ve bu seçilmiş kişi Türkistan
Cumhur Başkanıdır.
“Belli Kıstaslar, ölçüler içinde (Liyakat, kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) Bu sebeple belli ölçüler, kıstaslar dahilinde halkı yönetecekler. Yöneticiler asla tesadüfen değil; fakat yine halkın içinden çıkmış; ancak en eğitimli en bilgili, en donanımlı ve belli vasıflara sahip kişilerden seçilmiş olacaktır!..
Diğerleri şimdilik geçiş süresinde (Birleşen Devletlerin Başkanları) ise Cumhurbaşkanı Yardımcıları olacaktır. Birleşen Devletlerin Başbakanları da şimdilik Bakanlar Kurulu olarak görev yapacaktır. Bu kadro Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu da tek dönem için görev yaparlar. Görev dönüşümlüdür. Cumhurbaşkanı gibi Başbakan ve Bakanların her biri de “Dönem Değişikliği” esnasında; “Belli Kıstaslar ölçüler içinde seçilecektir:
(Liyakat, kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) kendi içinden yine Kurmaylar Meclisi tarafından seçilecektir!..”
Birleşik Türkiye Devletleri (Türkistan) kadrolarından birine: Hiçbir Devlet Görevlisi, “Devlet Kadrolarından
Birisine” tesadüfen, ehliyet, liyakat olmaksızın, uçarak, havadan, karadan,
denizden adam kayırma, torpil, akraba, hısım, hemşeri, birilerinin yakını olmaklığı
sebebiyle atanamaz! Gelemez!.. Bu kadrolara her daim seçkin, asla tesadüfe yer
olmayacak şekilde devlet eliyle yetiştirilmiş, bilgili, donanımlı, birçok dil
bilen, birçok konuya vakıf her biri bir cevher olan kişiler arasında yapılan
seçim ile Milletvekilleri, Milletvekillerinin Oluşturduğu topluluğa “Millet
Meclisi” denir. “Millet Meclisi” aynı
zamanda “Kurmaylar Meclisi” dir. Vekillerden Kurmaylar Meclisi, Kurmaylar
Meclisi içinden: Bakanlar Kurulu, Bakanlar Kurulu içinden Başbakan, Başbakanın
da dahil olduğu Bakanlar Kurulu içinden Cumhurbaşkanı seçimiyle
gelinebilecektir!.. Devlette devamlılık bu şekilde sağlanmış olacaktır. Biri
gittiği zaman yerine bir diğeri, daima hazır vaziyette olacaktır…
Sivil denetim
şartı
İhtiyarlar Heyeti
Aksakallı
geleneğinin çağdaş biçimde uygulanışı
Bağlayıcı değil, uyarıcı
5 Karar Alma Mekanizması:
Millet Meclisi
Senato
Kurmaylar
Meclisi: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si
bayanlardan teşekkül edecektir!..
Gençler Heyeti: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si kızlarımızdan
teşekkül edecektir!..
İhtiyarlar
Heyeti: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si
ihtiyar bayanlardan teşekkül edecektir!..
Cumhurbaşkanı
Savaş, ayrılma, genişleme, tek kişinin kararıyla olamaz!
Birleşik Türkiye’nin Anayasa Taslağı:
Madde1:
Birleşik Türk Devletleri, tek bayraklı, tek anayasal egemenliğe sahip Türk Halkları
Birliğidir.
Madde2:
Türk Vatanı bölünmezdir; birlik rıza ve hukukla korunur.
Madde3:
Bayrak tektir; yerel semboller serbesttir.
Madde4:
Egemenlik Türk halklarına aittir; hiçbir kişi, tek başına kullanamaz.
Derhal Hayata Geçirilecek Adımlar:
Başlangıç
zemini:
Türk
Devletleri Teşkilatı
0–1 yıl
Ortak anayasal
ilkeler
Tek bayrak
kabulü
Ortak
meclisler
0–1 yıl
Konfederatif
yapı
Ortak dış
politika
1-2 yıl
Federal Birlik (isteyenler için)
Birleşik Türk Devletleri Anayasası:
(Tek Bayrak – Türk Vatanı – Kurultay Aklı)
Birinci Kısım
DEVLETİN TEMEL ESASLARI:
Madde 1 – Devletin Niteliği
Birleşik Türk
Devletleri (BTD); Türk halklarının özgür iradesiyle kurulan, egemen,
demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti esaslarına dayanan, tek bayraklı,
tek anayasal egemenliğe sahip, konfederatif-federal bir birliktir.
Madde 2 – Türk Vatanı
Türk Vatanı; Birleşik
Türk Devletleri’ni oluşturan üye devletlerin anayasal ve egemen topraklarının
tamamıdır. Türk Vatanı; zorla genişletilemez, savaşla büyütülemez, rıza ve
hukuk dışında daraltılamaz.
Madde 3 – Devletin Bütünlüğü
Birleşik Türk
Devletleri;
Tek bayrak,
tek anayasa ve tek uluslararası kişilik altında
Bölünmez bir
bütündür. Bu bütünlük: baskı ile değil, rıza ve hukukla korunur.
Madde 4 – Bayrak
Birleşik Türk
Devletleri’nin bayrağı tektir. Bayrak; birliğin egemenlik sembolüdür. Uluslararası
alanda tek temsil aracıdır. Üye devletler ve yerel yönetimler; kendi bayrak ve
sembollerini kullanma hakkına sahiptir.
Madde 5 – Egemenlik
Egemenlik kayıtsız ve şartsız Türk halklarına aittir. Egemenlik; bu Anayasa çerçevesinde, Birlik kurumları ve üye devletler arasında paylaşılır. Hiçbir kişi, zümre veya kurum egemenliği tek başına kullanamaz.
İkinci Kısım:
DİL, KÜLTÜR VE KİMLİK
Madde 6 –
Diller
Birleşik Türk
Devletleri’nde;
Üye
devletlerin kendi Türkçelerinin Şiveleri (Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek,
Türkmence) geçiş aşamasında resmî ve korunmuş dildir.
“Yaşayan Ortak
Türkçe”, Birlik Kurumlarının Resmî
İletişim Dilidir. Bütün resmî yazışmalar “Yaşayan Ortak Türkçe” ile
yapılacaktır!..
Diğer dillerin
öğrenilmesi ve kullanılması serbesttir.
Hiçbir dil,
diğerine üstünlük gerekçesi yapılamaz.
Madde 7 –
Alfabe
Birlik
genelinde:
Latin temelli,
yerel sesleri dışlamayan ortak ve uyumlu alfabe sistemi esas alınır.
Madde 8 – Kültürel Çoğulculuk
Devlet; bütün Türk Kültürlerini, tarihî tecrübeleri, yerel gelenekleri korur ve geliştirir.
Üçüncü Kısım:
YASAMA
Madde 9 –
Yasama Yetkisi
Yasama
yetkisi; Birleşik Türkistan Senatosu Türk Halkları Millet Meclisi tarafından
kullanılır.
Madde 10 – Birleşik Türkistan Senatosu
Senato: Her üye devletten eşit sayıda senatörden oluşur.
Yetkileri: Anayasa değişiklikleri, dış politika, savunma, yeni
üye kabulü.
Madde 11 – Türk Halkları Millet Meclisi
Millet Meclisi,
nüfusa göre seçilen milletvekillerinden oluşur.
Yetkileri: Ekonomi, eğitim, sosyal ve kültürel politikalar.
YÜRÜTME
Madde 12 – Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı;
Birlik genelinde doğrudan “Kurmaylar Meclisi” tarafından, tek dönem için
seçilir.
Görevi: Birliğin ve bayrağın temsilidir. Tarafsız ve
dengeleyicidir.
Madde 13 – Başbakan
Başbakan: Millet Meclisi içinden çıkar, Millet Meclisi
(Kurmaylar Meclisi) Bakanlar Kurulu’nun içinden çıkar. İcranın başıdır.
Madde 14 – Bakanlar Kurulu
Bakanlar
Kurulu; üye devletler arasında dönüşümlü temsile dayanır.
DANIŞMA VE DENGE KURUMLARI
Madde 15 – Kurmaylar Meclisi
Kurmaylar
Meclisi; savunma ve güvenlik alanında stratejik danışma organıdır. Sivil
denetime tabidir.
Madde 16 –
İhtiyarlar Heyeti
İhtiyarlar
Heyeti: Eski devlet başkanları, akademisyenler,
kanaat önderlerinden oluşur.
Yetkisi: Bağlayıcı olmayan, gerekçeli, belgelere dayalı,
uyarı ve tavsiyelerde bulunur.
Altıncı Kısım:
KARAR ALMA
Madde 17 – Üst Düzey Kararlar
Savaş, barış,
genişleme ve birlikten ayrılma:
Millet Meclisi
1. Senato
2. Kurmaylar Meclisi
3. İhtiyarlar Heyeti
4. Cumhurbaşkanı onayı olmadan yürürlüğe giremez.
SON HÜKÜMLER
Madde 18 – Birliğe Katılım
Birliğe
katılım: Halk oylaması, anayasal uyum şartına bağlıdır.
Madde 19 – Anayasanın Değiştirilmesi
Bu Anayasa; nitelikli
çoğunluk halk onayı olmadan değiştirilemez!
Madde 20 – Yürürlük
Bu Anayasa, Türk
Halklarının hür iradesiyle kabul edildiği anda yürürlüğe girer.
Sonuç:
Bütün Dünyaya İlanımızdır!
Biz, Türk
Vatanının farklı coğrafyalarında yaşayan Türk halkları; ortak tarihimiz, ortak
kaderimiz, farklılıklarımız içindeki birlik irademizle; hiçbir halkı
dışlamadan, hiçbir devleti zorlamadan, hiçbir kültürü yok saymadan; tek
bayrak, ortak anayasa ve hukuk devleti temelinde: Birleşik
Türk Devletleri’ni kuruyoruz. Bu Anayasa; fetih değil rıza, dayatma değil
istişare, tekçilik değil adalet esasına dayanır.
Birleşik Türk
Devletleri: İnsan onuruna saygı, insanın
mutluluğuna odaklı, insanı ve bütün insanlığı: “Yurtta barış, dünyada
barış!” ilkesiyle kucaklar, bağrına basar ve mağdurları korur, ezilmiş
halklara, insanlara ve insanlığa kalkan olur.
Türk dünyası
birleşecekse; çok bayraklı dağınıklıkla değil, tek bayraklı hukuk birliğiyle
birleşecektir. Bu bayrak; zorlayan değil koruyan, silen değil yaşatan bir
bayrak olacaktır. Yukarıda resim olarak önerilmiştir. Değişebilir. Bugünkü
savaş bizim için bir kazanım olabilir. Derhal: Azerbaycan, İran, Türkiye,
Kıbrıs, Türkmenistan, Özbekistan. Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan dahil
olarak Türkistan birleşmelidir.
Bu Anayasa; bir
imparatorluk çağrısı değil, bir adalet sözleşmesidir. Türk Dünyası (Türkistan)
bu metinle fetih geleneğini değil, kurultay aklını geleceğe taşır. İlkemiz
Toprak gasbetmek değil, halkların özgür iradeleriyle birleşerek Büyük Lider
Atatürk’ün dediği: “YURTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” ilkesini bütün dünyaya
yaymaktır!..
KAYNAKLAR
1. Zeki Velidi Togan, Bugünkü Türkili ve Yakın
Tarihi, Enderun, 1981, s. 23–55.
2. İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü,
Ötüken, 1997, s. 210–260.
3. Benedict Anderson, Imagined Communities,
Verso, 2006, s. 67–95.
4. Ernest Gellner, Nations and Nationalism,
Blackwell, 1983, s. 34–60.
5. Joshua A. Fishman, Language and Ethnicity,
Multilingual Matters, 1989, s. 45–78.




