19 Nisan 2026 Pazar

(BEN KÜRT MÜYÜM, TÜRKMEN Mİ? İlyas SALMAN); Abdullah Çağrı ELGÜN

(BEN KÜRT MÜYÜM, TÜRKMEN Mİ? İlyas SALMAN)

Abdullah Çağrı ELGÜN

“İlyas Salman açıklamış, 40 yıl kendimi Kürt sandım, Kürtlük için yaşadım. Kavga ettim. Meğerse Karakeçili Türkmen imişim…”

 

Yazık olmuş, bir ömrü heba etmiş. En verimli çağlarında kendine karşı dövüşmüş, ne diyelim, beterin beteri var!..

 

Evelsi gün tesadüfen T.R.T. Spora bakıyorduk. Bayanlar Cimnastik Turnuvası var! Çok güzel bir spor. Muhteşem bir estetik, insan vücudunun ne kadar elastiki ne kadar güçlü ve güzel olduğunu görmek mümkün oluyor.

 

İsrailli yarışmacı hanımın adı, dikkatimi çekti. Yani soyadı “Ataman” idi. Bu Ad dikkatimi çekti. Ataman çok açık bir Türk ismi. Her şehrin bir Gazisi vardır ya… Örneğin:

Ankara'nın Hüseyin Gazi,

Eskişehir'in Seyyid Battal Gazi,

Çorum'un Melik Gazi,

Kocaeli'nin Akkoca Gazi,

Kastamonu'nun Ataman Gazi…vb. gibi, çoğaltmak mümkün.

 

Adı Türkçe olan başka ülkelerin yarışmacıları da vardı; ama Türkiye aralarında yoktu!..

İsrail'i bize Yahudi diye hep düşman bellettiler. Bu düşmanlık Emevî Devleti'nin kurucusu Muaviye bin Ebu Süfyan (İslâm’ın Emirliğinden sonra, kendini HALİFE ilan etmesiyle, hükümdarlığı (661–680), oğlu I. Yezid'i (646–683) veliaht tayin ederek, İslâm tarihinde HALİFELİĞİNİ saltanata dönüştüren, ilk hükümdardır.

Yezid, babasının 680'deki ölümüyle tahta geçmiş, yönetimi sırasında Kerbelâ Katliamını gerçekleştirmiş. Kendi gibi düşünmeyen ve kendine itaat etmeyip biatını kabul etmeyen (Hz. Hüseyin'in şehadeti) Hasan’ın ise zehirleterek öldürtmesi gibi olaylarla İslâm tarihinin en kanlı ve tartışmalı isimlerinden biri olmuştur.   

Araplar Müslümanlığın yayılış dönemlerinde Türkistan bölgesinde Horasan, Talgan, Curcan, Maveraünnehir ve sonrasında Buhara, Harzem, Semerkant, Taşkent, zenginliği dillere destan olmuş Türk şehirleri ve özellikle Baykent, Soğdiana, Ceyhan ve Seyhan Nehri Vadisine inerek, Çin Tükistanı olan bölgelere kadar Emevî Müslüman hakimiyetini sağladılar…

Batı Türkistanı tamamen kırıp geçirerek, adeta bir Türk soykırımı yaptılar. Kuteybe senelerce uğraştıktan sonra 711’de ancak Semerkant’a girebildi. Beykent, Semerkant, Taşkent, Harzem şehirlerine girdiğinde, büyük katliam yaptı. Beyken Genç çoluk çocuk, eli silah tutan herkesi katletti. Okumuş nice aydınların tamamını kılıçtan geçirdi. Kütüphaneleri ve İbadethane binalarını yaktı ve yıktırdı… Hükümdar Nizek Tarhan Emevilerin en önemli Arap Komutanlarından biri Horasan Valisi Kuteybe bin Müslim (699-675); Güçlü Irak ve Doğu Valisi Zalim Haccac’ın gözüne girerek güvenini kazandı. Savaş gücünü artırmak isteyen Kuteybe, Arap Birliklerinin yanında, Türk Savaşçı Birlikleri de kurarak harekete geçirdi… 701 yılında isyan halinde bulunan Rey Şehrini, geri alarak buranın Valisi oldu… 704-705 yılında Kuteybe, Halife Abdülmelik tarafından Horasan Valisi yapıldı. Fetihleri, 715’teki ölümüne kadar devam etti… 

Neyse, Türk Arap Savaşlarını anlatacak değiliz. Gelelim konumuzu…

Halife Muttasım Billâh’tan bu yana, zihniyetinin bize sunduğu malum fikirler, Müslüman da olsa Sunnî değilse herkesi düşman gösteren ideoloji. Bir başka görüş te “Müslüman değilse Türk de değildir… “ boş lafı. Bir tarihçiden okumuştum, yeryüzünde yaşayan Yahudilerin %70'i Türk kökenlidir diyordu. Hazar Türkleri Yahudiliği kabul ettikten sonra; Avrupa, Asya ve Amerika'ya yayılmışlar… Rusya, Polonya, Alman Yahudileri hemen hepsi Hazaralardır. Yani Hazar Türkleridirler…

Bu teoriyi kendisi Yahudi olan ünlü Macar yazar Artur Köstler de yazmıştı. Nitekim, halen Baltık ülkelerinde Ana Dili Türkçe Olan Yahudiler yaşıyormuş. İstanbul'da Karaköy'ün kurucuları da bu Hazar Türkü Yahudileri, Karaimler imiş.

Almanya'da en az, yarım milyon Alman'ın soyadının Türk olduğunu bizzat araştırdım ve gördüm. Zaten Kırgız Destanı kahramanı Manas, kardeşim ALMAN BED diye yazıyor. Yani Almanların kökü Türkistandır ve Almanlar Aşağı Saklar, İskitler, Sıkıtindir. Telefon rehberini açıp herkes inceleyebilir. Fransa’da da öyle, İtalya'da, Polonya'da...

 Birincisi: Avusturya'nın adı Avarya'dan geliyor. 

Fransa’nın eski ismi Türkiye’dir. Keltlerin yaşadığı bölge… Neymiş efendim, neymiş?

Türkiye!...

İkincisi: İngiltere’nin eski başkentinin adı neydi?

Türkiye!..

Amerika'da soyadı Türk” olan 100 bin Amerikalı yaşıyor… Bunların kimi Alman kimi İskoçyalı, İtalyan, Polonyalı bir araya gelmiş kulüp kurmuş.

En kolay yargı Türkler ile ilgili oluyor.

Türkleri koruyan kollayan herhangi bir kurum yok!..

Türklerin Devletleri var; ama bu devletleri Türkiye’de Atatürk ve Türkmenistan’da Türkmenbaşı …ve benzerleri gibi liderler dışında, Türkleri, Türklerden nefret edenler yönetiyor.

Özellikle tarih, kültür sanat, mimari, dil konusunda Türkler tamamen yağmaya açık.

Solculuğu yeni öğrendiğimiz gençlik zamanlarında, abilerimiz bol keseden Türk aleyhine laf ediyorlardı… Biz de onları ciddiye alıyorduk. Mesela birisi diyordu ki Türkler ilkel göçebedir.  Ne sanat bilir ne medeniyet.

Bir başkası diyordu ki saz ilkel bir alet, sazla söylenen türküler de canhıraş acıklı.

İlki sonradan PKKLI oldu, diğeri türküleri çalıp şiirlerinde kullandı…

Türk kültürü dağların başında kar gibi. Sıcak vurunca eriyip çığıl çığıl berrak su gibi ovalara akar, taze baharı getirir; ama kar içinde yaşamak imkansızdır. Titrersin, aç kalırsın, donarsın. Ta ki Erenler ortaya çıkıp kendini bilmeyi öğretinceye kadar… Yani kendi cevherinden beslenmeyi öğrenip, insanı kamile ulaşıncaya kadar, o din senin, bu ideoloji benim debelenip durursun.


İki kitap okumuş. “Tarihte Türk yoktur !..”  diyor. Cehalet fıçısı adam.

Oysa adı Türkiye olan ilk Türkiye İngiltere adasında kurulmuş, milattan binlerce yıl önceye ait kalıntılar bulundu…  Adı Türkiye. İngiliz devleti sır gibi saklamaya çalışıyor.

 Milattan önce İskit devletinin devamı olarak Hazar ülkesi devam etmiş…  Taki Selçuklu kuruluncaya kadar. Nerede?

 Bugünkü Ukrayna, Avrupa'dan Kazakistan'a kadar geniş bir coğrafya. Türkiye adıyla anılmış… Bin yıldan fazla sürmüş. Başkenti İdil. Almanca'da İdil kelimesi halen “Cennet” demek, “İdyl” diye yazılır. İdil Türkistan’da hayat veren bir nehrin adı… “Cennet!”

 İsrail’de doğagaz fışkırarak sürekli yanan ateş kuyusunun adı: Cehenium. (Cehennem). Sümerler buraya büyük kabahat işleyen suçluları atarlarmış adı “Cehennem” …  

 Üçüncü Türkiye Mısır'da resmen kurulmuş, 1250 yılında Memlük adıyla kurulmuş, Et Devlet ül Türkiyye…

Aynı yıllarda Hacı Bektaş Anadolu'suna Türkiye demişler, 700 yıl sonra adı resmen Türkiye olmuş.

Adı Türk olan köyler de var, Almanya'da bizzat gidip gördüm, Avusturya sınırında Salzburg yakınlarında. Köyün adı Türk, kuruluş tarihi 795. Daha İslamiyetle tanışılmadığı yıllar. Diğeri Untertürken (Aşağı Türkler) bir diğeri Obertürken (Yukarı Türkler) yine oralarda kuruluş tarihleri 800. Hollanda’da Türk şehri var, Türk köyleri var!..

 Çin, Hindistan, İran, Sibirya zaten dolu. Türkistan Bölgesi. (Türklerin Evi )’dir.

Yunanistan'ın eski Cumhurbaşkanı Karamanlis, Karamanoğlu demek. Karamanlar, Yunanistan'da ve Anadolu'da, 400'lü yıllarda Bizans'ı fethe gelen Avarlardan kalmışlar…  Sonra Türkmenler gelmiş ve karışmışlar. Bir kısmı Müslüman/Alevî olmuş diğerleri Hıristiyan olarak yaşamışlar ve halen Yunanistan'da yaşamaya devam ediyorlar. Yunanistan Osmanlı İmparatorluk Türkiyesi içinde bir Eyalet olarak dört yüz yetmiş beş yıl (475)  birlikte yaşadık…Sınırı geçince gidip “Sırtaki” oynuyoruz. Onlar gelip bizimle Emmioğlu oynuyor, halay çekiyor. Düşman mıyız?.. Kini kim körüklüyor?

 Kazancakis de onlardan biri, en ünlü Yunan edebiyatçılarından. Yaşayan büyük yıldız futbolcu Karagünes de
bunlardan…

 Yani İlyas Salman'ın Kürtleşmesi ve Kürtlük uğruna ömrünü geçirmesi ilk değil. Örneğin:

Sinemilli Aşireti bir kısmı Kürtçü, Kürtçe konuşuyor, bir kısmı Türkmen olduklarını belgelerle ispat ediyorlar.

Türklüğü İslâmlık, Alevîlik, Sünnilik, Hanefilik, Maturidîlik ve Nakşibendilik ile sınırlayan ve ayıran bölüp bölüp parçalayan, 36 etnik gruba ayıran, sonra da Kürk-Arap-Türk Ortaklığı uyduranların, büyük Türk âlimi Ziya Gökalp’in ülkesinde, Türkler bu kılıflara uymadıkları için sahipsiz, kimsesiz, yağmalanıyorlar.

 Tabii devletin başına bilgilileri siyasete atılıp talip olmadıklarından siyasete talip olup halkı algılarla yöneten iktidarlar sahip oluyorlar. Sonra da halk bunun cezasını çok ağır, hem de çok acı ödüyor!..

 Bilinmesi gereken odur ki, zamanın sahibi Erenlerdir, Erenler erimişlerdir, toprağın en derununa, ağacın özüne, çiçeğin balına, insanın arısına ermişlerdir.

Erenler sahibi zamandır, vakti saati gelince göğ-erir, aşk ile yer yarılır ortaya bir yiğit olup çıkarlar. Dünyaya:

YURTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ!” diyerek fikirlerini ilan ederler…


3 Mart 2026 Salı

BİRLEŞİK TÜRK DEVLETLERİ (TÜRKİSTAN) Abdullah Çağrı ELGÜN; 03.03.2026, Salı

BİRLEŞİK TÜRK DEVLETLERİ

Abdullah Çağrı ELGÜN; 03.03.2026, Salı

ÖZET:

Bu makale; bağımsız Türk Cumhuriyetlerinin ve gönüllülük esasına dayalı olarak katılabilecek Türk topluluklarının, tarihsel hatalardan ders çıkararak, tek bayrak, tek anayasa ve Türk Vatanlarının bütünlüğü esasına dayanan Birleşik Türk Devletleri (BTD) çatısı altında nasıl birleşebileceğini ortaya koymak için gerekli fikirleri öne sürmektedir. Çalışma: Dil, alfabe, kimlik, bayrak, egemenlik… Yasama–Yürütme–Danışma: Kurumları ve karar alma mekanizmalarını, bütün olarak ele almaktadır. Bu çalışma: Geçmişte başarısız olan modelleri analiz ederek, en etkin ve derhal hayata geçirilebilir çözümü delilleriyle ilgililere sunmağa çalışmaktadır.

TEBLİĞ!

Bütün Dünyaya İlanımızdır!

Biz, Türk Vatanının farklı coğrafyalarında yaşayan Türk halkları; ortak tarihimiz, ortak kaderimiz, farklılıklarımız içindeki birlik irademizle; hiçbir halkı dışlamadan, hiçbir devleti zorlamadan, hiçbir kültürü yok saymadan; tek bayrak, ortak anayasa ve hukuk devleti temelinde: Birleşik Türk Devletleri’ni kuruyoruz. Bu Anayasa; fetih değil rıza, dayatma değil istişare, tekçilik değil adalet esasına dayanır. Birleşik Türk Devletleri: İnsan onuruna saygı, insanın mutluluğuna odaklı, insanı ve bütün insanlığı: “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesiyle kucaklar, bağrına basar ve mağdurları korur, ezilmiş halklara, insanlara ve insanlığa kalkan olur.

Birleşik Türk Devletleri: (Adıyla sunulmuş, aşağıdaki geçmiş tarihli yazımız.)

KARARLILIK VE BİRLEŞİK AVRASYA; Abdullah Çağrı ELGÜN; 23 Temmuz 2009

             (http://cagrielgun.blogspot.com/search?q=Birle%C5%9Fik+T%C3%BCrkiye)

Doğuda: Türkiye, Kıbrıs, Azerbaycan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan: Batıda: Romanya, Arnavutluk, Yugoslavya, Sırbistan, Saraybosna, Bulgaristan derhal ve en kısa sürede ve en kısa yoldan birleşmelidir. Bu birliğe katılmak isteyenlere de kayıtsız şartsız imkân tanınmalıdır. Her şeye rağmen ortak tarihi ve kültürel değerlerin Birliktelik konusunda büyük avantajlar sağladığı unutulmamalıdır. Yeryüzündeki gelişmelere paralel olarak siyasî ve ekonomik menfaatler bölge ülkelerini “Türkistan Birliği” ni oluşturmaya zorlamaktadır.

Bizim böyle bir birlikteliğimizden korkuya kapılanlar ve bu coğrafyada hesapları bulunan bazı kişi ve devletlerin olması kaçınılmazdır ve bu birliktelik, bunların uykusunu kaçırabilir. Bu kişi ve devletlerin Kuran’da geçen ve Müslüman Türk’ün inanç kaynağı olan aşağıdaki âyet, bu birlikteliğe şüphe ile bakan devletlere, bizim düşüncelerimizi açık ve net olarak anlamalarını sağlayacaktır.

Bakara Suresi 136. Âyet:

“… Biz Allah’a ve bize indirilen Kuran’a, ibrahim ve İsmail ve İshak ve Yakup ve torunlarına indirilenlere: Musa’ya, İsa’ya verilenlere ve bütün Peygamberlere Rableri tarafından verilen kitaplara iman ettik!.. Onların hiçbirini, diğerlerinden ayırt etmeyiz! Biz; ancak Allah’a boyun eğen Müslümleriz.” Ayeti gereği bütün Peygamberleri sever ve aynı ölçüde onlara saygı duyarız.Böyle büyük sbir dinin ve tefekkürün sahipleri de şüphesiz bu din gibi sağlam, sağlıklı ve büyük bir millettir! Bunun için: “Dünya bir Türk’e dar!..” diyen atalarımız gibi dünyanın efendiliğini üstlenebilecek tek devlet Türkiye, tek din Müslümanlıktır! Yer küresi üzerinde yaşayan her canlı, huzur ve sükûnete, Müslüman Türklüğün, adalet ve hoşgörüsü ile kavuşabilir. Bunun için de Avrasya Birliği’ne, Birleşik Türkiye (Türkistan)’a emin adımlarla ve cesaretle, en kısa sürede en kısa yoldan yoldan gitmek gereklidir! Bugün olmazsa bile birkaç yıl sonra, bu gerçekleştirebilecek Devlet Adamları mutlaka çıkacaktır!..

Dününün geçmiş zamanında böyle demişiz; fakat bugün sözlerimizin üzerinden geçen on yerdi (17) yılda, bir yiğit çıkıp da kardeş Türk Cumhuriyetlerini ve Kıbrıs’ı birleştirememiştir!.. Bugün ise: Yılmadan, yorulmadan, üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, aynı şevk aynı kararlılık ve aynı heyecan içinde bu Ülkü’yü gerçekleştirme çabası içerisindeyiz. Vatan şairi Namık Kemal’in dediği gibi:

“Ölürsem, görmeden millette ümit ettiğim feyzi;

Yazılsın seng i kabrime: ‘Vatan mahsun ben mahsun!..’ ”

Türk dünyası birleşemez değildir! Yanlış yöntemlerle birleşmeye çalıştığı için bugün, tam otuz altı (36) yıldır (1990-2026) bu umut çıkmazı içinde debelenip durmaktadır.  Bugün hiç olmazsa SSCB’den bağımsız kalmış Rusça konuşan Türk Cumhuriyetleri birleşmeliydi… Bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, kendi aralarında dahi birleşmek şöyle dursun Türkiye ile de kucaklaşamamış, birleşmekte geri çok çok kalmışlardır. Bu hiçbir vakit kabul edilemez, affedilemez bir durumdur.

Biz bu vatanı torunlarımızdan emanet aldık. Bu egomuzla, makam ve mevki hırsımız, ihtirasa varan narsizim, ego ile, birleşmeleri engelleme beceriksizliğimizle, torunlarımıza ihanet içerisindeyiz… Bu çok manidar ve içler acısı bir durumdur!.. SSCB ‘den aynı zamanda kopan Doğu Almanya ile Batı Almanya derhal Berlin Duvarlarını yıkarak kucaklaşmışlardır. Dünyaya nizam vermiş, her ilklerin, buluşun, medeniyet, uygarlığın sahibi Türk Milleti, Akraba topluluklar olarak, Almanlar kadar olamadık… Yazık bize!..

Burada problem: Dış güçlerin etkisi değildir. Asıl takıntı olduğumuz konu ferdiyetçiliktir. Liderlerin egosudur. Dil, din, mezhep ve “Merkez” olma dayatmasıdır.

Peki çözüm nedir diye sorulacak olursa, onu da kısa kısa açıklayalım: Bu devletlerin tek ve müşterek bir bayrakları olacaktır. Yukarıda bu bayrağın resmini öneriyorum. (Tek Bayrak) Herkesçe kabul edilebilir bir “ADALET İLKEMİZ” Ortak Anayasamız olacaktır. (Ortak Anayasa)

Herkesçe kabul edilebilir, eşit Kurumsal Yapı bir yapının tez vakitte kurulması… Rıza ve herkesin uyacağı Hukuk Sistemi. İşleyen ve kurumları tam oturmuş bir Devlet Mekanizması.

Geçmişte Yapılan Tarihsel Hatalar:

1.   Tek merkezli imparatorluk hayali

2.   “Asıl Türkçe” iddiası

3.   Kurultayın sembole indirgenmesi

4.Ekonomi- Sanayi-Teknoloji, Siber Güvenlik, yerinde ideoloji

5.   Ağabey–küçük kardeş anlayışı

Zeki Velidi TOGAN’ın uyarısı nettir:

“Türk Birliği, hamasetle değil, ilim ve iktisatla kurulur.”¹

Bu hatalar tekrar edilirse tek bayrak bile birliği kurtaramaz. 

Dil, Alfabe ve Kimlik Politikası:

Dilin Sırası (Uygulanabilir Model)

1.   Her toplum: Şimdilik Geçiş İçin Kendi Türkçesi

2.   Ortak alan : Yaşayan Ortak Türkçe (Tek Dil, Tek Sözlük Kullanılacaktır.)

3.   Teknik alan Öncelik Sırasıyla: Çince, İngilizce, Rusça, Arapça,

 

Yaşayan Ortak Türkçe:

Fiilen İstanbul Türkçesi

Üstünlük değil, köprü

İstanbul Türkçesi şunlardan vazgeçer:

“En doğru dil” iddiası

Şiveleri küçümseme (Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmence)

Alfabe tekçiliği (Tek Alfabe)

Dil birliktir, silme aracı değildir. 

Tek Bayrak ve Türk Vatanı İlkesi:

Tek Bayrak (Anayasal İlke)

Tek bayrak:

Birliğin egemenlik sembolüdür

Uluslararası tek temsildir. Bütün bunlarla birlikte:

Yerel bayraklar yasaklanmaz, istenirse devam eder, ancak egemenlik bayrağı tektir.

Kültürel semboller korunacaktır.

Tek bayrak ifadesi: Tek irade tek kültür demektir.

 Türk Vatanı Tanımı:

Türk Vatanı: Birleşen devletlerin mevcut egemen topraklarının toplamıdır. Bu topraklar zorlama ile genişletilemez. Referandum olmaksızın değiştirilemez!.. Bu tanım, uluslararası hukuk ile de tam uyumludur.

 Birleşik Türk Devletleri – Kurumsal Yapı:

1 Yasama

Birleşik Türkistan Senatosu

Her devletten eşit temsil edilmesi

Anayasa, savunma, dış politikası

Türk Halkları Millet Meclisi

Nüfusa göre seçim

Ekonomi, eğitim, kültür

Halk ve devlet dengesi sağlanması. 

2 Yürütme

Cumhurbaşkanı

Tek bayrağın ve birliğin temsilcisi

Kurmaylar Meclisi

Tek dönem

Başbakan

Meclis içinden

İcra yetkisi

Bakanlar Kurulu

Dönüşümlü temsil

Ortak politika üretimi 

3 Yargı: 

Adil yargılama, 

Gecikmesiz adalet

4 Danışma ve Denge:

Kurmaylar Meclisi (Birleşen Devletlerin Mevcut Cumhurbaşkanları ve Başbakanlarının Birlikteliği ile oluşacaktır)

Kurmaylar Meclisi Başkanını, “Belli Kıstaslar ölçüsü içinde (Liyakat, kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) kendi içinden Kurmaylar Meclisi seçer ve bu seçilmiş kişi Türkistan Cumhur Başkanıdır. Herhangi bir ani ölüm, ölümcül hastalık sebebiyle Cumhurbaşkanı koltuğu boşalırsa aynı yöntemle Belli Kıstaslar içinde Kurmaylar Meclisi yeniden seçer. Kurmaylar Meclisinin tamamı ani ölüm ve imha, sabotaj yoluyla boşalacak olursa, Bakanlar Kurulu bu görevi yerine getirir. Bu da olmaz ise, Milletvekilleri aynı kıstaslarda Bakanlar Kurulunu oluşturur. Bakanlar Kurulu Kurmaylar Meclisini, Kurmaylar Meclisi Başbakanı ve Cumhurbaşkmanını aynı kıstaslar içinde seçer. Bu baştan ayağa kadar bu usül ve esaslar dahilinde sistemetik olarak otomatik işler... Dışarıdan Başbakan, Dışarıdan Cumhurbaşkanı veya Bakanlar Kurulu  aranmaz, atanamaz; ancak Milletvekmillerinin de sayı olarak yetersiz kaldığı durumlarda, derhal acilen seçim bu kıstaslar dahilinde yapılır. Seçilmişler içinden aynı sisitem işlemeye ve çalışmaya devam eder... Bu sistemde asla bir aksaklık olmaz!..


Halk Milletvekillerini seçecektir; ancak Milletvekilleri (Bahsedilen ölçü ve kıstaslar içinde) Bakanlar Kurulunu seçecektir. Bakanlar Kurulu kendi içinden aynı ölçü ve kıstaslar dahilinde Başbakanını, Başbakanın iki oyu olacaktır. Oylar denk olduğunda dengeyi korumak üzere Başbakan bu oyunu kullanacaktır. Bakanlar Kurulu Başbakan da içinde olmak üzere, aynı zamanda “Kurmaylar Meclisi” dir. Bu sistemde Cumhurbaşkanını halk değil. Kurmaylar Meclisi seçecektir!.. Bu seçim:

 “Belli Kıstaslar, ölçüler içinde (Liyakat, kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) Bu sebeple belli ölçüler, kıstaslar dahilinde halkı yönetecekler. Yöneticiler asla tesadüfen değil; fakat yine halkın içinden çıkmış; ancak en eğitimli en bilgili, en donanımlı ve belli vasıflara sahip kişilerden seçilmiş olacaktır!..

Diğerleri şimdilik geçiş süresinde (Birleşen Devletlerin Başkanları) ise Cumhurbaşkanı Yardımcıları olacaktır. Birleşen Devletlerin Başbakanları da şimdilik Bakanlar Kurulu olarak görev yapacaktır. Bu kadro Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu da tek dönem için görev yaparlar. Görev dönüşümlüdür. Cumhurbaşkanı gibi Başbakan ve Bakanların her biri de  Dönem Değişikliği” esnasında; “Belli Kıstaslar ölçüler içinde seçilecektir:

 (Zenginlik, Servet, Para ve Madd Güç Değil: İnsan sevgisi, Toprak Sevgisi, Doğa Sevgisi, Vatan ve millet Sevgisi; Bu konularda liyakat, kariyer, hizmet yılı, tahsil seviyesi, bildiği yabancı dillerin sayısı, saha çalışmaları, kitap, dergi, makale çalışmaları, devlette çalışmış olma, saha deneyimi, olay, durum, konu, konular konusunda uzmanlığı, … vb.) kendi içinden yine Kurmaylar Meclisi tarafından seçilecektir!..”

Birleşik Türkiye Devletleri (Türkistan) kadrolarından birine: Hiçbir Devlet Görevlisi, “Devlet Kadrolarından Birisine” tesadüfen, tepeden ve atama yoluyla atanamazlar!.. Liyakat, ehliyet, deney ve tecrübe olmaksızın, uçarak, havadan, karadan, denizden adam kayırma, torpil, akraba, hısım, hemşeri, birilerinin yakını olmaklığı sebebiyle o koltuklara oturamazlar! Gelemezler!.. Bu kadrolara her daim seçkin, asla tesadüfe yer olmayacak şekilde devlet eliyle yetiştirilmiş, bilgili, donanımlı, birçok dil bilen, birçok konuya vakıf her biri bir cevher olan kişiler arasında halk tarafından yapılan seçim ile Milletvekilleri, Milletvekillerinin Oluşturduğu topluluğun bütününe “Millet Meclisi” denir.  “Millet Meclisi” aynı zamanda “Kurmaylar Meclisi” dir. Vekillerden Kurmaylar Meclisi, Kurmaylar Meclisi içinden: Bakanlar Kurulu, Bakanlar Kurulu içinden Başbakan, Başbakanın da dahil olduğu Bakanlar Kurulu içinden Cumhurbaşkanı seçimiyle ancamk bu makamlara gelinebilinecektir...  Devlette devamlılık bu şekilde sağlanmış olacaktır. Biri öldüğü, sobotaja, suikasta kurbangittiği veya uzaktan kumanda sitemleriyle öldüğü, öldürüldüğünde yerine, bir diğeri yürüyen ve işleyen sistem dahilinde, boşluğa meydan verilmeyecek şekilde yeri doldurulacak ve bu sisitemle kurullar kendiliğinden otomatik olarak, daima hazır vaziyette olacaktır…

Güvenlik ve savunma

Sivil denetim şartı

İhtiyarlar Heyeti

Aksakallı geleneğinin çağdaş biçimde uygulanışı

Bağlayıcı değil, uyarıcı

5 Karar Alma Mekanizması:

Millet Meclisi

Senato

Kurmaylar Meclisi: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si bayanlardan teşekkül edecektir!..

Gençler Heyeti: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si kızlarımızdan teşekkül edecektir!..

İhtiyarlar Heyeti: Bu Meclisin üyelerinin % 50’si ihtiyar bayanlardan teşekkül edecektir!..

Cumhurbaşkanı

Savaş, ayrılma, genişleme, tek kişinin kararıyla olamaz!

Birleşik Türkiye’nin Anayasa Taslağı:

Madde1:
        Birleşik Türk Devletleri, tek bayraklı, tek anayasal egemenliğe sahip Türk Halkları Birliğidir.

Madde2:
        Türk Vatanı bölünmezdir; birlik rıza ve hukukla korunur.

Madde3:
        Bayrak tektir; yerel semboller serbesttir.

Madde4:
        Egemenlik Türk halklarına aittir; hiçbir kişi, tek başına kullanamaz.


        Derhal Hayata Geçirilecek Adımlar:

Başlangıç zemini:

Türk Devletleri Teşkilatı

         0–1 yıl

Ortak anayasal ilkeler

Tek bayrak kabulü

Ortak meclisler

0–1 yıl

Konfederatif yapı

Ortak dış politika

1-2 yıl

Federal Birlik (isteyenler için) 

Birleşik Türk Devletleri Anayasası:

(Tek Bayrak – Türk Vatanı – Kurultay Aklı)

Birinci Kısım

DEVLETİN TEMEL ESASLARI:

Madde 1 – Devletin Niteliği

Birleşik Türk Devletleri (BTD); Türk halklarının özgür iradesiyle kurulan, egemen, demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti esaslarına dayanan, tek bayraklı, tek anayasal egemenliğe sahip, konfederatif-federal bir birliktir.

Madde 2 – Türk Vatanı

Türk Vatanı; Birleşik Türk Devletleri’ni oluşturan üye devletlerin anayasal ve egemen topraklarının tamamıdır. Türk Vatanı; zorla genişletilemez, savaşla büyütülemez, rıza ve hukuk dışında daraltılamaz.

Madde 3 – Devletin Bütünlüğü

Birleşik Türk Devletleri;

Tek bayrak, tek anayasa ve tek uluslararası kişilik altında

Bölünmez bir bütündür. Bu bütünlük: baskı ile değil, rıza ve hukukla korunur.

Madde 4 – Bayrak

Birleşik Türk Devletleri’nin bayrağı tektir. Bayrak; birliğin egemenlik sembolüdür. Uluslararası alanda tek temsil aracıdır. Üye devletler ve yerel yönetimler; kendi bayrak ve sembollerini kullanma hakkına sahiptir.

Madde 5 – Egemenlik

Egemenlik kayıtsız ve şartsız Türk halklarına aittir. Egemenlik; bu Anayasa çerçevesinde, Birlik kurumları ve üye devletler arasında paylaşılır. Hiçbir kişi, zümre veya kurum egemenliği tek başına kullanamaz.

İkinci Kısım:

DİL, KÜLTÜR VE KİMLİK

Madde 6 – Diller

Birleşik Türk Devletleri’nde;

Üye devletlerin kendi Türkçelerinin Şiveleri (Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmence) geçiş aşamasında resmî ve korunmuş dildir.

“Yaşayan Ortak Türkçe”, Birlik Kurumlarının Resmî İletişim Dilidir. Bütün resmî yazışmalar “Yaşayan Ortak Türkçe” ile yapılacaktır!..

Diğer dillerin öğrenilmesi ve kullanılması serbesttir.

Hiçbir dil, diğerine üstünlük gerekçesi yapılamaz.

Madde 7 – Alfabe

Birlik genelinde:

Latin temelli, yerel sesleri dışlamayan ortak ve uyumlu alfabe sistemi esas alınır.

Madde 8 – Kültürel Çoğulculuk

Devlet; bütün Türk Kültürlerini, tarihî tecrübeleri, yerel gelenekleri korur ve geliştirir. 

Üçüncü Kısım:

YASAMA

Madde 9 – Yasama Yetkisi

Yasama yetkisi; Birleşik Türkistan Senatosu Türk Halkları Millet Meclisi tarafından kullanılır.

Madde 10 – Birleşik Türkistan Senatosu

Senato: Her üye devletten eşit sayıda senatörden oluşur.

Yetkileri: Anayasa değişiklikleri, dış politika, savunma, yeni üye kabulü.

Madde 11 – Türk Halkları Millet Meclisi

Millet Meclisi, nüfusa göre seçilen milletvekillerinden oluşur.

Yetkileri: Ekonomi, eğitim, sosyal ve kültürel politikalar.

 Dördüncü Kısım:

YÜRÜTME

Madde 12 – Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı; Birlik genelinde doğrudan “Kurmaylar Meclisi” tarafından, tek dönem için seçilir.

Görevi: Birliğin ve bayrağın temsilidir. Tarafsız ve dengeleyicidir.

Madde 13 – Başbakan

Başbakan: Millet Meclisi içinden çıkar, Millet Meclisi (Kurmaylar Meclisi) Bakanlar Kurulu’nun içinden çıkar. İcranın başıdır.

Madde 14 – Bakanlar Kurulu

Bakanlar Kurulu; üye devletler arasında dönüşümlü temsile dayanır.

 Beşinci Kısım:

DANIŞMA VE DENGE KURUMLARI

Madde 15 – Kurmaylar Meclisi

Kurmaylar Meclisi; savunma ve güvenlik alanında stratejik danışma organıdır. Sivil denetime tabidir.

Madde 16 – İhtiyarlar Heyeti

İhtiyarlar Heyeti: Eski devlet başkanları, akademisyenler, kanaat önderlerinden oluşur. 

Yetkisi: Bağlayıcı olmayan, gerekçeli, belgelere dayalı, uyarı ve tavsiyelerde bulunur.

Altıncı Kısım:

KARAR ALMA

Madde 17 – Üst Düzey Kararlar

Savaş, barış, genişleme ve birlikten ayrılma:

Millet Meclisi

 1. Senato

  2. Kurmaylar Meclisi

 3. İhtiyarlar Heyeti

                         4. Cumhurbaşkanı onayı olmadan yürürlüğe giremez.

 Yedinci Kısım:

SON HÜKÜMLER

Madde 18 – Birliğe Katılım

Birliğe katılım: Halk oylaması, anayasal uyum şartına bağlıdır.

Madde 19 – Anayasanın Değiştirilmesi

Bu Anayasa; nitelikli çoğunluk halk onayı olmadan değiştirilemez!

Madde 20 – Yürürlük

Bu Anayasa, Türk Halklarının hür iradesiyle kabul edildiği anda yürürlüğe girer.

Sonuç:

Bütün Dünyaya İlanımızdır!

Biz, Türk Vatanının farklı coğrafyalarında yaşayan Türk halkları; ortak tarihimiz, ortak kaderimiz, farklılıklarımız içindeki birlik irademizle; hiçbir halkı dışlamadan, hiçbir devleti zorlamadan, hiçbir kültürü yok saymadan; tek bayrak, ortak anayasa ve hukuk devleti temelinde: Birleşik Türk Devletleri’ni kuruyoruz. Bu Anayasa; fetih değil rıza, dayatma değil istişare, tekçilik değil adalet esasına dayanır.

Birleşik Türk Devletleri: İnsan onuruna saygı, insanın mutluluğuna odaklı, insanı ve bütün insanlığı: “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesiyle kucaklar, bağrına basar ve mağdurları korur, ezilmiş halklara, insanlara ve insanlığa kalkan olur.

Türk dünyası birleşecekse; çok bayraklı dağınıklıkla değil, tek bayraklı hukuk birliğiyle birleşecektir. Bu bayrak; zorlayan değil koruyan, silen değil yaşatan bir bayrak olacaktır. Yukarıda resim olarak önerilmiştir. Değişebilir. Bugünkü savaş bizim için bir kazanım olabilir. Derhal: Azerbaycan, İran, Türkiye, Kıbrıs, Türkmenistan, Özbekistan. Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan dahil olarak Türkistan birleşmelidir. Bu sisteme dahil olmak isteyenleri de içimize almakta da "Birleşmedeki şartlara uymak kaydıyla" asla tereddüt etmeyiz... 

Bu Anayasa; bir imparatorluk çağrısı değil, bir adalet sözleşmesidir. Türk Dünyası (Türkistan) bu metinle fetih geleneğini değil, kurultay aklını geleceğe taşır. İlkemiz Toprak gasbetmek değil, halkların özgür iradeleriyle birleşerek Büyük Lider Atatürk’ün dediği: “YURTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” ilkesini bütün dünyaya yaymaktır!..  

 

KAYNAKLAR

1.   Zeki Velidi Togan, Bugünkü Türkili ve Yakın Tarihi, Enderun, 1981, s. 23–55.

2.   İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, Ötüken, 1997, s. 210–260.

3.   Benedict Anderson, Imagined Communities, Verso, 2006, s. 67–95.

4.   Ernest Gellner, Nations and Nationalism, Blackwell, 1983, s. 34–60.

5.   Joshua A. Fishman, Language and Ethnicity, Multilingual Matters, 1989, s. 45–78.

 

 


Translate