2 Eylül 2016 Cuma

CERAPLUS, SON ÇIKIŞ! Abdullah Çağrı ELGÜN

CERABLUS, SON ÇIKIŞ! 
                        (Fırat Kalkanı)              Abdullah Çağrı ELGÜN 
Cerablus’tan Aden’e kadar olan bölgelerde Türkmenler oturuyor. Tek tük de olsa Araplar var; fakat bir tane Kürt yoktur, gösterilemez… Bir tane Kürk kardeşimizin oturmadığı bu bölgede ABD, İngilizler ve Almanlar, vb. el birliği ile burada bir Kürt Koridoru oluşturmaya çalışmaktadırlar. Buradaki masum ve sakin halde yaşayan yöre halkı Türkmenleri, korkutma, tehdit ve bombalayarak bölük bölük, Türkiye ve diğer ülkelere kaçmağa zorlayanlar, bugün hâlâ PYD’yi kendi ordusunun bir parçası kabul ederek, ona arka çıkıyor. Bu yapılanların arkasında art bir niyet olmaması mümkün değildir. Bu niyeti dünyanın bütün gözleri görüyor; fakat bizim yetkililer on dört  yıl boyunca görememiş olmalılar ki hâlâ ABD'nin oyunlarına, gelip gitmelerine, yağlı ballı sözlerine, ağzı açıp bakmakta mıdırlar?..  
Bölgede yaşayanların evini barkını, yurdunu, toprağını, bağını bahçesini tarumar edip, her tarafını mayınlar, çeşitli patlayıcılar; barut, kan ve vahşetle doldurup, canı boğazında kaçırtarak mülteci durumuna düşürülen yöre halkı Türkmenlere, bu işkence ve katliamın yapılmasına kimler müsaade etti?
Sadece kendi menfaatleri için bir kısım ülke ve insanlarını, gözünü kırpmadan katleden, katlettiren, bu gözü dönmüşlere ve iş birlikçilerine, nasıl insan diyebileceğiz?  Bölgede taş üstünde taş bırakmayacak şekilde, her tarafı tarumar eden, insanlarını çaresizliğe mahkum ederek denizlerde boğduran, başka ülkelerde mülteci yapan, katledip canını alan: PYD, PKK, İŞİD, KCK, ...vb. eli ile darmadağın etmelerini, Yunanlıların İzmir’i yakmaları, Neron’un Paris’i yakması gibi uzaktan seyreden taşeron babalar, insanlıklarından hiç mi utanmayacaklar? Bu insanlık mıdır?..
HESAP ZAMANI !
ABD, ve bunun müttefikleri Ortadoğu’da emelleri ve amaçları olanlar, Ortadoğu’yu şekillendirmek üzere yola çıkmışlardır. Bu yapılanların bir kısmı, Türkiye’nin bilgisi dahilinde, gözlerinin önünde ve Eş Başkanın gözlerinin içine baka baka yapılmaktaydı…
Ruslar, ezelden beri hayal ettiği sıcak denizlere inmiş, Aral, Hazar, Karadeniz ve nihayet hayallerini süsleyen Akdeniz’de  Füze rampaları, savaş uçaklarına sörf yaptırırken, bir değil; fakat en az on kez Türkiye’nin sınırlarını ihlâl etmiş, ihtarlara asla aldırış etmemişken, haklı olarak  Türkiye sınırlarını ihlâl eden Rus Savaş Uçaklarından biri düşürülmüştü. Böyle, Ruslar’la sıkı bağlarla bağlı Türkiye'de,  ithalat ve ihracat birden bire  durmuş, bunca yatırım; doğal gaz ve diğer anlaşmalar bir anda askıya alınmıştı. Bundan önce de Ruslar, İstanbul Boğazı’ndan Suriye’ye savaş malzemeleri taşıyan gemilerle geçerken, bir askerin füze gösterileri yapan görüntüsü, Türkiye’ye göz dağı maksadı taşıdığı izlenimi yaratıyordu.
Uçak krizinden sonra Türkiye, Rusya’nın Suriye’de konaçlanması sebebiyle, ülkemiz sınırlarında meydana gelen hadiselere ve terör olaylarına ne bir helikopter kaldırabiliyor ne de bir uçağını Suriye Hava Sahasında uçuramıyordu. Geçen zamanda görüldü ki 15 Temmuz Darbesiyle Türkiye yalnızlaşmış, sınır güvenliği, iç güvenli ve millî savunması tehlikeye girmişti. Türkiye hem Batı’dan hem Doğu’dan kuşatılmış, dar bir alanda manevralardan yoksun bırakılmıştı… Bir çıkış yolu olmalıydı!  O da bulundu!  İşgal ve Darbeyi yapan  FETÖ örgütü ise Rus uçağını düşüren de  odur. Bütün bunlardan sonra uçağın FETÖ örgütünce düşürüldüğü, bunun için çok üzgün olduğumuz, Rusya’ya gönderilen heyetlerle Rusya’ya  enine boyuna anlatıldı.  Bu haklılığımız  göstergesinden sonra, Rusya ile anlaşılarak dünya’nın olabilecek veya karşılaşabileceği büyük tehlikeler, ABD ile savaş, belki de Üçüncü Dünya Savaşı,  geçici olarak önleniyordu; fakat çok kısa bir sürede görülecektir ki ABD’in bu tavrı devam ederse ( “En kötü BARIŞ, en iyi SAVAŞTAN yeğdir!” inancına sıkı sıkıya bağlı alan biri olarak ) ileride bu savaş kaçınılmaz hale gelecektir.
DAR GEÇİT ve ÇIKIŞ İÇİN ÇARELER

Şimdi bu ülkede bulunan herkes, her sorumlu hesaba çekileceğe benziyor.  Haburda seyyar mahkemeler kurarak dağdaki teröristleri “Suçsuzsun, serbest bırakıldın!..” diyerek serbest bırakan savcılar; onları PKK bayraklarıyla Habur Sınır Kapısında arabalar ve PKK bayrakları ile karşılayan devlet adamları ve yetkililer; bu teröristlerin bir kısmını devlet memuru olarak göreve başlatan ilgililer, …ve benzerleri için hiç bir ifade ve hesap vermeyecek, yargılanmayacaklar mı?  
Diyarbakır’da Cezaevlerini kapatan, beş yüzün üzerinde operasyon yapmak için Valiliğe yazılı olarak müracaat eden komutanların  müracaatlarından, sadece dördüne sınırlı olarak izin veren mülküye amirleri, PKK’nın terörist faaliyetlerine operasyon yapmayarak onların şehirlerimizde, ilçelerde ve sokaklarımızda örgütlenmesine: Mayın, patlayıcı, titan gazı, yerleştirerek, üzerlerine asvalt döşettirilirken onları seyreden, onları seyrettirenler ve bu kadar vatandaşımızın canını hiçe sayanlar ve ölümlerinden sorumlu olanlar…ve benzerleri için hiç bir ifade ve hesap vermeyecek, yargılanmayacaklar mı?   Doğu vilayetlerimizin yerel yönetimler ilan etmesini, çarşı pazar ve sokakların silah yığınağı yapılarak, bölge adları ve levhalarının değiştirilmesini, vali, kaymakam, ve kolluk kuvvetleri atayarak memur ve vatandaşlarımıza kimlik soran, yol kesen, otobüsleri durduran, kamyon ve otobüsleri yakanlara, üç yıl boyunca ses çıkarmamış olanlar;
Savcılarımıza dahi mahkeme kurarak yargılama yapanlara göz yumanlar; okulların, camilerin içindeki insanlarla birlikte, yakılmasını beklemiş olanlar…
Karakolları etkisizleştirip, cezaevlerini kapatmış olanlar; PKK, PYD, KCK, İŞİD…vb. lerinin ülkeyi kan gölüne çevirmesini, devletin bütün üst düzey makamlarına FETÖ denilen örgütün elemanlarını yerleştirerek, devleti tek tek ve adım adım ele geçirmesine yardım, yataklık ve bizzat onay veren, verenler(150 General, 10 bin Subay, 12 bin Astsubay ve 100 bine yakın Polis, 25 bin civarında öğretmen,...vb.) vatandaşımızı bunların kucağına itmiş veya cemaatçi olmalarına göz yummuş olanlar… ve benzerleri için hiç bir ifade ve hesap vermeyecek, yargılanmayacaklar mı?  
Ülkeyi FETÖCÜLER  için (Ne istediler de vermedik!..) denilen örgüte teslim ederek, tüyü bitmedik yetimlerin hakkını, kanı pahasına biriktirdiği kaynaklarını, bu örgüte akıtan siyasî makamlar, yönetim de yargıya gidip ifade vermeli"Ben kandırıldım. Milletimden ve Allah’ımdan af diliyorum. Allah Beni affetsin!  Bukalemun bunların yanında az kalır…” demekle olmaz. Bu kadar insanın şehit olması, evlerin yakılması, camilerin bombalanması, okulların içindekilerle birlikte yakılmasında, Ankara İstanbul, Suruç  Gaziantep, Elağzı ... vb. toplu katliamlar ve canlı bombaların ülke içinde cirit atmalarında payı ve katkısı, ihmali olan, her kim varsa, Halkın ve Hakk’ın karşısında ifade vermeli, yargılanmalıdır. Darbenin yapılanmasına kadar neden beklenildiğinin …ve benzerleri için hiç bir ifade ve hesap vermeyecek, yargılanmayacaklar mı?  
Sn, Erdoğan Orta Doğunun Eş Başkanı olduğunu basında yayında açıklamakta ve Orta Doğu'yu şekillendirmeğe çalışan ABD’nin,  gizli emellerini henüz anlayamamış(!), bu konuda en as elemanı değil miydi?.. ABD, Sn. Erdoğan eliyle, Orta Doğuyu şekillendirecek, Diyarbakır Dünyanın başkenti olacaktı… Büyük Kürdistan kurulacak, İsrail’e yeni ve büyük Kenan diyarı, Sion dağı Ararat(Ağrı) dağı ve çevresi Fırat, Dicle havalisi bahşedilecekti… Türkiye de çeşitli eyaletlere bölünerek Suriye tarafına doğru çekilecekti.
ABD gizliden gizliye Dünyaya hakim olma, Türkiye’yi de ortadan kaldırma projeleri yaparken FETÖ’de ABD Pensilva Karargahında bunlara hizmet etmekte, mevcut iktidar kadroları ile on dört yıl boyunca, Devletin en önemli en kritik yerlerine yerleştirilmekte yarış yaptıkları …ve benzerleri için hiç bir ifade ve hesap vermeyecek, yargılanmayacaklar mı?  
Bence vicdanımızı rahatlatmak için dahi olsa, herkes gelip tek tek ifade vermelidirler. Bir suç, hata varsa, bunu gökten inen yağmurlar getirmedi!  “Allah’tan aff dilemekle, milletten özür dilemekle bu millet vicdanını kimse rahatlatamaz, bu asla mümkün değildir…
Millî Eğitim Bakanlığına zar zor girebilmiş fakir bir köylü, bir hizmetli, eski BAĞKUR, SSK’da bir lise mezunu muhsebe memuru gariban hesap veriyor, açığa alınabiliyor, maaşının üçte biri kesilebiliyorsa; ve herkes tüm yetkililer, eğer bir suçu olmadığına inanıyor ve vicdanı rahatsa gidip ifade versin. Hesaba çekilsin, milletin vicdanı rahatlasın; ancak böylece millet teskin olur, sukûn bulur, huzurlu olur. Aksi ise bir felakettir. Adaletin terazisinin biri kefesi, her vakit havada, diğeri yerdedir...
KÜRT KORİDORU MASALI
Eş Başkanlık Masalına kanan siyasetçilerimiz, yaptıkları yanlışlığı  on dört yıl boyunca sürdürüp, ülkenin doğusunu ve büyük şehirlerin bir kısmını dış güçler ve onların uzantıları PKK, KCK, PYD, İŞİD…vb. vasıtasıyla bir kalburun yırtılan delikleri gibi delik deşik edebileceklerini görme, uzak görüşlülüğünden yoksun kalmışlardır. Böylece gelinen noktada “Eş Başkanlık” , “Çözüm Süreci”, “Akil İnsanlar”, sonra en yetkili ağız Arınç:”Yaptıklarımızı herkese beğendirmek zorunda değiliz.” (http://t24.com.tr/haber/arinc-akil-insanlara-vatan-haini-diyebilen-siyasetci-musveddesi-insanlar-var,227212), MUSTAFA KARAALİOĞLU
Çözüm, ‘milli’ ve ‘üniter’ devletin garantisidir.( https://www.akparti.org.tr/site/basin-raporlari/tarih/2013-03-29/P1)

Sn. ERDOĞAN, FETO için milletten iki kez af diledi: " Bu hain örgütün gerçek yüzünü önceden ortaya dökememenin üzüntüsü içendeyim. Bundan dolayı hem milletime hem Rabbime verilecek hesap olduğunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin." (http://www.internethaber.com/erdogan-af-diledi-verecek-hesabim-oldugunu-biliyorum-1704059h.htm)
 Bütün dost ülkelerle aramız bozulmuş Esed’i indirme politikası ile bütün harekat kabiliyetimiz felce uğramış, yanlış uygulanan politikalarla Şam’da Emevi Cami’sinde namaz kılacakken Batı ve Doğu  arasında sıkışıp kalmıştık. Bugün, Ruslar ile anlaşmamız, eski dostluk bağlarını yeniden tesis etmek girişimlerimizle iyi bir yolda olduğumuz bir gerçektir. Mutlak Mısır ile de buluşup konuşacak Konya'da veya Şam'da Emevi Camisi'nde hep birlikte namaz kılınacaktır; çünkü ebedî dostluklar olmadığı gibi ebedî düşmanlıklar  da yoktur. İnsanlar için olduğu gibi devletler için de bu böyledir... Şimdi eksi sıfır sorunlu komşuluktan artı sıfır sorunluluğa geçiş zamanıdır. Bizim için dinlenmek işin şeklini değiştirmekten ibarettir…
Bugün ne oldu? Dün, Ceraplus’ta, Kobani’de,  İŞİD’i yönetenler,  PYD’yi bizim buradaki sağ kolumuz diyerek havadan ve karadan kamyonlar dolusu silah dağıtanlar, kayıp mı oldular? Bunlar Kobani’de Ceraplus’ta aynı oyunu sergileyenler değil miydiler? Bugün oyun bozulmuştur. Aynı tuzağa bir daha düşmeyeceğiz.
PKK NEDİR NE YAPMAĞA ÇALIŞIYOR?


1974 Yılında Abdullah ÖCALAN tarafından Marksizist Leninins bir fikir doğrultusunda kuruldu. Maksat Türkiye’nin doğusundan, İran’ın Kuzey Doğusundan,, Irak’ın Kuzeyinden, Suriye’nin kuzey doğusundan koparılacak Bağımsız ve Sosyalist bir Kürdistan kurmak hayali ile yola çıkan ÖCALAN bazı Terörist örgütlerle işbirliğine girmiştir. Eylemlerinin finansmanını genellikle yurt dışından karşıladığı, ve maddî ve manevî destek gördüğü de bir gerçektir.

Komutanlar: Abdullah ÖCALAN, Şemdin SAKIK, Osman ÖCALAN, Mahsun KORKMAZ, Nizamettin TAŞ, Mazlum DOĞAN, Kani YILMAZ, Hüseyin YILDIRIM, Haki KARER, Halil ATAÇ; Yenileri:  Murat KARAYILAN, Bahoz ERDAL, Cemil BIYIK, Mustafa KARASU, Duran KALKAN, Rıza ALTUN, Ali Haydar KAYTAN, Zübeyir AYDAR…
PKK’nın içinde doğudaki Kürt Aşiret çocukları olmakla birlikte yüzde 30’unu yabancı uyrukluların teşkil ettiğini MİT Raporları ve basından duymaktayız. Yine MİT raporlarında PKK’nın toplam  altı bin beş yüz militanı olduğundan bahsedilirken,  bunların iki bine yakınının yabancı uyruklulardan teşekkül ettiği ve yüzde on ikisinin kadınlardan oluştuğunu da açıklanmaktadır. Bunlar içerisinde:  Alman, İsveç, Hollandalı, kandırılmış birkaç Avrupalı da var. Bunlara zaman zaman para karşılığında başka ülkelerden gelip katılan başkaları da var; fakat genel olarak kandırılmış Irak, Suriye ve Türkiye Kürtlerinden oluşmuş bir terör örgütüdür. Sonradan ABD, İngiltere, Almanya, İran, hatta Suriye tarafından kullanılmıştır.
CERABLUS, SON ÇIKIŞ (Fırat Kalkanı)
Suriye’de Kürt koridoru tamamlanmış durumdadır. ABD, PYD ve PKK’yı bu konuda destekleyerek ille de burada bir Kürt koridoru oluşturmak istemekteydi. Ceraplus, burada oluşturulmak istenen son kapı olarak kalmıştı. İşte Türkiye, bu koridorun oluşmaması için Ceraplus’a giriş yaptı ve Batı devletleri ile ABD’nin desteğini bir anda bozguna uğrattı ve onlarca yıllık ABD’nin planı bozulmuş oldu. ABD bu planı bozan Türkiye’ye koştu:

“Aman yapmayın! Etmeyin! Bizi yanlış anladınız. ABD, Türkiye’nin en büyük dostu…”  falan filan laflarla kürsülerde şov yapsa da iş işten geçmişti… Türk ordusu bu kararından, bütün terör örgütü bu sahadan tamamen temizlenip bitirilinceye kadar devam etmeli ve asla bu karardan vaz geçmemelidir. ABD, Türkiye’yi kendi kararından vazgeçirip PYD’yi koruma ve her vakitte elini ateşe sokmadan,  maşası  PYD’yi, belki de tüm Orta Doğu için bugün kullandığı gibi ileride de kullanmak istemektedir.
PYD bir terör örgütüdür ve Fırat’ın batısında, doğusunda; güneyinde veya kuzeyinde olması, bizim için asla fark etmemeli. Sonuna kadar gidip PYD, PKK, KCK, İŞİD…vb. adını bildiğimiz bilmediğimiz, her ne kadar terörist varsa, Türkiye’nin ve insanlığın düşmanıdır. Gittiği  ve görüldüğü yerde, tek kişi kalmayıncaya kadar imha edilecektir. Bundan asla dönüş olamaz… Aksi halde Türkiye, otuz yıldır uğraştığımız yaklaşık kırk binin üzerinde vatandaşımızın kanını içmiş bu beladan, bir daha asla kurtulamaz… Bu örgütlerden, tamamen kurtulmak için, bugün yakaladığımız bu fırsatı ve arkamızdaki "Dünya Kamu Oyu Destek ve Memnuniyetini", başka hiç bir zamanda bulmamız MÜMKÜN OLMAYACAKTIR…

Kim? Kimin malını, kime vermeyecekmiş?!.. Bizim olan tapuları, tereyağından kıl çeker gibi avucumuzun içine almalıyız...
Operasyon son hızla en süratlice bir şekilde ve hiçbir etkiye aldırmadan devam edecek, tek bir terörist kalmayıncaya kadar bütün eşkiyalar imha edilecektir...Cuma, Ankara, 02 Eylül 2016,

KAYNAKLAR:
1).http://www.turkhackteam.org/terore-lanet/907870-pkk-nedir-ve-kimlerden-olusmustur.html
2).http://www.viratrabzon.com/haber/pkk-silahli-gucu-kimlerden-olusuyor-1100.html
3).http://www.aljazeera.com.tr/dosya/pkk-nasil-kuruldu-ve-guclend
4).https://www.google.com.tr/#q=Erdo%C4%9Fan+Milletten+ve+Allah%27tan+af+diledi&gws_rd=cr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Translate